8 Temmuz 2020 Çarşamba

Topraktan fincana kahvenin serüveni

Topraktan fincana kahvenin serüveni

Hemen hemen her gün içtiğimiz kahvenin yaklaşık 600 yıllık bir geçmişi var. Başta Brezilya olmak üzere Kolombiya, Endonezya, Etiyopya, Meksika gibi ülkelerde yetişiyor. Kokusuyla bizi baştan çıkaran bu küçük, sihirli çekirdek, fincanımıza girene kadar pek çok zorlu aşamadan geçiyor. Biz de bu uzun ve zorlu yolculuğu size daha iyi anlatalım istedik, kahvenin anavatanı Brezilya’ya gittik… Ve neden bir fincan kahvenin 40 yıl hatırı varmış, daha iyi anladık…
Yazı: Yrd. Doç. Dr. İlkay Gök (Okan Üniversitesi Gastronami Bölümü Başkanı-Sağlıklı Beslenme ve Gastronomi Danışmanı)
— Son yıllarda kahve benim için içecekten çok daha fazlası olmaya başladı. Kültür, sanat, bilimin ötesinde bir tutku haline dönüştü. Kitaplardan öğrendiklerim, tattığım kahvelerdeki harika aromalar ve üçüncü dalga kahve akımı bu tutkumu gün geçtikçe derinleştirdi. Bu nedenle kahvenin vatanından biri olan Brezilya’ya, çiftliğine giderek kahve ağacını yakından görmek, yapraklarına dokunmak, çiçeğini koklamak, kirazının ve çekirdeğinin tadına bakmak, hasadını görmek, uygulanan tüm yöntemleri detaylarıyla anlayarak daha fazla bilgi edinmek istedim. Haziran 2016’da Sao Paulo eyaletinde yer alan ve yaklaşık 1000 metre yüksekliğe sahip Pedregulho’daki bir çiftlikte iki hafta kalarak, sadece kahveyi değil, Brezilyalıları da tanıma fırsatı buldum.
Toprağın kimyası, iklim, yağmur ve güneş ışığının miktarı, kahve üretiminde kaliteyi belirleyen faktörler.
Toprağın kimyası, iklim, yağmur ve güneş ışığının miktarı, kahve üretiminde kaliteyi belirleyen faktörler.
Brezilyalılar çok sıcakkanlı, özgür ruhlu, eğlenceli insanlar. Yardımsever ve konuşkanlar ama en güzeli birbirlerinin hayatlarına ve yaşam şekillerine çok saygılılar. Dil, din, ırk, renk ayrımı, nereden geldikleri hiç önemli değil ve bu açıdan çok mutlular. Fakir mahalleleri her ülkede olduğu gibi tehlikeli olduğu için, güvenli bölgelerde zaman geçirmeyi tercih etmek gerekiyor. Özellikle favela adı verilen fakir mahallelerine girmek çok sakıncalı. Rio de Janeiro’da Micheal Jackson’ın ‘They Don’t Care About Us’ adlı şarkısına klip çektiği Santa Martha adlı favela (gecekondu) turunda buradaki yaşamı görme fırsatı buldum. Mahallede yaşayan bir rehber eşliğinde gezerken, etrafta ellerinde silahlarla gezen polisler, fakirlik ve keşmekeş içinde yaşayan ailelerin kurdukları düzen, rengârenk büyük resimlerin olduğu boyalı duvarlar, dansa ve müziğe olan tutkularını gösteren köhne de olsa dans okulları, onların ne derece eğlenceyi sevdiklerini kolaylıkla anlatıyordu.
— Kahve içecek yer yok
En çok ilgimi çeken, gezdiğim iki şehir ve çevresinde, özellikle ne Sugarloaf, Kurtarıcı İsa Heykeli gibi ünlü turistik bölgelerinde ne de Ipanema ve Copacabana gibi plajlarında doğru dürüst kahve içilecek bir yerin olmayışıydı. Kahveyi dışarıda içmek bizdeki kadar kolay olmadı. Bolca tropik meyve suyu satan sokak satıcıları ve küçük dükkânların sayısı çok daha fazlaydı. Kahveyi sabah kahvaltısından itibaren, bol şekerli içen Brezilyalılara çay sorduğumda ise aldığım tepki beni çok şaşırttı; çünkü nefret edercesine yüzlerini buruşturdular. Çayı sevmeme nedenleri ise soğuk kış günlerinde hastalandıklarında annelerinin onlara çay içirmesiymiş. Yani çayın hastalığı hatırlatmasıymış.
Tatlıyı çok seven Brezilyalılar şekeri şeker kamışından üretiyorlar. Dışarıda kahve yerine daha çok taze sıkılmış meyve suyu, sokak satıcılarının arabasında bulunan katı meyve sıkacağında hazırlanan bol şekerli taze şeker kamışı suyunu içiyorlar. Hatta tatlıya düşkünlüklerinden dolayı mısır patlağını bile şekerli yiyorlar.
Brezilya geçimini kahveden sağlıyor diyebiliriz. Dünyada yaklaşık 50 ülkede kahve çiftliği var ve Brezilya üretimde ilk sıralarda. Şimdi size kahvenin anavatanında, Brezilya’da edindiğim bilgilerle yakından tanıdığım kahveyi ve uzun yolculuğunu anlatmaya çalışayım…
— Kahve bitkisi ve kahve türleri
Kökboyasıgiller (Rubiaceae) familyasından, coffea cinsi tropik çalı cinslerinden, bu türlerin tohumları ve tohumlarının kavrulup öğütülmesi ve belli yöntemlerle hazırlanmasıyla elde edilen içeceğe kahve diyoruz. Başlıca kahve türlerini C. Arabica, C. Robusta ve C. Iberica olarak sıralayabiliriz. Ancak bu üç türden sadece C. Arabica ve C. Robusta ağaçlarının dikimi yapılıyor.
— Kahve Kirazının Yapısı
Şimdi gelin, kahvenin işlenme yöntemlerini daha iyi anlayabilmek için kahve kirazının katmanlarını biraz daha yakından inceleyelim. Kahve kirazı merkez bölüm, çekirdek kısmı, gümüş tabaka, parşömel, pektin tabakası, etli kısım ve dış kısım olmak üzere yedi tabakadan oluşuyor.
Çekirdek kısmı: Yeşil halde olan, kavurmaya hazır çekirdek.
Gümüş zar (gümüş tabaka): Çekirdek işleme sırasında, ayırma metodu kullanılarak elde edilen bir yan ürün.
Parşömel: Zamksı tabaka. İnce bir zarla çevrili, gümüş tabakayı yani tohumu koruyan bölüm.
Pektin tabakası: Hücre zarının dış kısmında bulunuyor.
Etli kısım: Kahvenin meyveli kısmı.
Dış kısım: Kahve dış kabuğu. Kahve meyvesi olarak da adlandırılan, kuru metotla işlendiğinde elde edilen yan ürün.
Solda Arabica, sağda Robusta
Solda Arabica, sağda Robusta
— Kahveniz C. Arabica mı, C. Robusta mı olsun?
Kırılgan ve narin olan C. Arabica kahve çekirdeği, 600 metrenin üstünde yetişiyor. Bolca neme, zengin alivyonlu toprağa ve güneşe ihtiyaç duyuyor. Haşerelere karşı savunmasız ve kalifiye biri tarafından ilaçlanmadığı takdirde çok büyük zarar görüyor. Çekirdeğin yetiştirilme rakımı 600-2500 metre arasında. Ayrıca diğer türlere göre, Arabica’nın tarımı hem pahalı hem de zor. Bu da yeşil kahvenin, dolayısıyla kavrulmuş ve içime hazır kahvenin fiyatını belirliyor. Pahalı olmasına rağmen dünya kahve ihtiyacının yüzde 70’ini Arabica oluşturuyor. Çünkü Arabica tat bakımından geniş bir skalaya sahip. Arabica kahve çekirdekleri, Robusta’ya göre iki kat fazla şeker ve yağ içerirken, gene Robusta’ya göre iki kat daha az kafein içeriyor. Robusta fazla kafein içerdiğinden tadı nahoş oluyor. Arabica’nın kokusundan ve tadından sahip olduğu aromatik yapı kolayca anlaşılıyor. Robusta’nın ise lastiksi bir tadı var. C. Arabica çekirdek türündeki demlenmiş kahvelerde, tatlı karamel aroması ön planda oluyor. Robusta ise baharatlı, sert ve topraksı bir aromaya sahip.
Robusta daha düşük yüksekliklerde yetişiyor ve Arabica’dan çok daha dayanıklı bir tür. Böceklere karşı hassas değil. Bunun sebebi, daha fazla kafein içermesi ve bundan dolayı meyve ve çiçeklerini yiyen böceklerin yok olması. Robusta’nın bakımı ve yetiştirilmesi kolay olduğundan kahve piyasasında oldukça ucuz.
Tropikal bir bitki olan kahve, nemli ve serin tropikal iklimde yetişiyor.
Tropikal bir bitki olan kahve, nemli ve serin tropikal iklimde yetişiyor.
— Kahve ağacı
Toprağın kimyası, iklim, yağmur ve güneş ışığı miktarı kahve üretiminde kaliteyi belirleyen faktörler. Diğer çok önemli faktörse kahve ağaçlarının yetiştirildiği yükseklik ve bu, kahvenin lezzetini etkiliyor. Kahve ağaçları için ideal şartları ekvator kuşağının 25 derece kuzey ve 30 derece güneyinde yer alan ‘kahve bandı’ adı verilen bölge sağlıyor. Kahve ağaçlarından toplanan kirazlar, hasat sonrasında uygulanan teknikler de kahve kalite ve aromasını etkileyen diğer faktörlerden.
Kahve tropikal bir bitki olduğu için nemli ve serin tropikal ikliminde yetişiyor. Soğuğu sevmeyen kahve için ideal sıcaklığın yıllık ortalama, 23-28 derece arası olması, en soğuk aylarda 10-12 derece sıcaklığın altına düşmemesi gerekiyor. Güney Amerika ve Afrika’da 2000-2500 metreye kadar kahve dikimi yapılıyor.
Yüksek bölgelerde yetişen kahve ağaçlarından elde edilen yeşil çekirdekler tat, aroma ve lezzet faktörleri bakımından diğer çekirdeklerden üstün. Genellikle deniz seviyesinden 1200 metre üzeri yükseklikte yetiştirilen kahve ağaçları kaliteli oluyor. 1500 metre ve üzerindeki ağaçlardan elde edilen çekirdekler ise nitelikli çekirdek olarak kaliteyi belirliyor. Yüksekliğe bağlı çekirdeklerin aroma notları değişiyor.
— Kahve Kirazı Hasadı
Önce yeşil, sonra sarı ve en son kırmızı renk alan kirazlar, kırmızı renk aldığında olgunlaşıyor ve hasat zamanı geldiği anlaşılıyor. Kahve ağacının çeşidine ve çekirdeğin özelliğine göre; sıyırarak toplama, elle toplama ve endüstriyel makinelerle toplama yöntemleri kullanılıyor. En iyi yöntem elle toplama yöntemi fakat bu yöntemle hasat süresi uzadığı için maliyeti de yüksek. Bu nedenle çok büyük kahve çiftliklerinde elle sıyırma ve makineyle toplama yöntemleri kullanılıyor.
Kahve kirazı önce yeşil, sonra sarı ve en son kırmızı renk alıyor.
Kahve kirazı önce yeşil, sonra sarı ve en son kırmızı renk alıyor.
— Kahve Kirazını Yeşil Çekirdeğine Dönüştürme
Hasat edilen kahve kirazları, farklı yöntemlerle kabuklarından ayrılıyor. Dünyada genel olarak üç farklı tip kabuk ayırma yöntemi uygulanıyor. Her kahve üreticisi en iyi yöntemin kendi kullandığı kahve işleme metodu olduğunu iddia eder. Guatemala’da kuru işlem birçok üretici tarafından reddediliyor, zaten çok nemli iklim de bu işlemin yüksek standartta uygulanmasını engelliyor. Buna karşın Brezilya’da genellikle kuru metot tercih ediliyor ve ödül alan kahveler de çıkıyor. Uygulanan metot ne olursa olsun kahvenin problemsiz bir şekilde sevk edilebilmesi için işleme sonunda, nem oranının yüzde 10-12 arasına düşmüş olması gerekli. Bazı durumlarda nem oranını yeterince düşürebilmek için sıcak hava veren makineler kullanılabiliyor. Kahve çekirdekleri yaklaşık yüzde 20 nem ile bu makinelere konuluyor ve yaklaşık yüzde 10 nem oranı ile depolara ulaştırılıyor. Kahvenin nem oranı ne kadar düşükse sevkiyatı o kadar az riskli oluyor ancak nem oranının az olması, ağırlığının da az olması anlamına geldiği için üreticiler açısından ekonomik problemler oluşturabiliyor.
Peki uygulanan farklı yöntemler kahvenin lezzetini ve kalitesini etkiliyor mu? Evet, etkiliyor. Farklı yöntemler farklı kahve aromalarının, lezzet ve kalitenin oluşmasını sağlıyor. Bu yöntemleri şöyle sıralayabiliriz: Islak ayırma işlemi, bilinen en eski metod olan doğal/kuru işleme, ıslak ve kuru işlemin bileşimi olan ge yarı kuru ayırma yöntemi ve genelde Brezilya’da kullanılan pulped natural yöntemi.
— Fermantasyon
Gelelim fermantasyona… Islak işleme metodunun bir parçası olarak fermantasyon; yapışkan kabuğun, çekirdekler tanklarda bekletilirken doğal enzimlerce soyulması aşaması olarak tanımlanıyor. Eğer bu tanklara su eklenirse ıslak işleme, eklenmezse kuru işleme olarak adlandırılıyor. Bir de kahvenin değerlendirilmesi aşamasında meydana gelen fermantasyon var. Kahve çekirdeklerinin içerisindeki şekerin fermente olmasıyla oluşan tat, bozulma için önemli bir tanımlayıcı. Ferment olarak isimlendirilen his, tatlı, ekşi, çürük meyve tatlarından sert, küflü veya tıbbi tatlara kadar değişebiliyor.
Kavrum sonrası kahvede 800’ün üstünde aromatik madde oluşuyor.
Kavrum sonrası kahvede 800’ün üstünde aromatik madde oluşuyor.
— Kavrulmuş kahvenin baştan çıkaran kokusu
Bizim kavrulmuş kahve dediğimiz aslında, yeşil kahve çekirdeğinin kimyasal ve fiziksel dönüşümü. Kavurma, kahvenin lezzet ve tat parametrelerini belirleyen en önemli işlem. Kavurma işleminde kahve yaklaşık iki katı büyüyor, rengi ve yoğunluğu değişiyor. Daha büyük ve hafif bir hal alıyor.
Kavurma biçimi kahvenin tat ve aromasını önemli ölçüde etkiliyor. Hafif kavurmada, kahve orijinal tada sahip yani kahvenin yetiştiği toprağın, suyun ve hava koşullarının oluşturduğu aromalar ön planda oluyor. Çok ünlü bölgelerin kahveleri, yüksekte yetişen kaliteli kahveler hafif kavrumla hazırlanarak karakteristik aromalarının kalması sağlanıyor.
Kahve yüksek derecelerde kavrulup rengi koyulaştıkça kavurma işleminden kaynaklanan aromalar ön plana çıkıyor. Koyu kavurmada, ‘kavruk aroma’ elde ediliyor ve kahvenin topraktan gelen orijinal aromalarını ayırt etmek mümkün olmuyor.
Kavurma yönteminde iki aşama var. İlk olarak, belli sıcaklık ile kavurma işlemi gelirken, ikinci aşamada kahvenin istenilen sıcaklığın üstünde çıkmaması için soğutma evresine geçilerek, kavurma işlemi tamamlanıyor. Yeşil kahve yüzde 12 su içerirken, kavurma işlemi sonucu nem yüzde 8’e düşüyor. Tanenin rengi ısı ile ilişkili olarak değişiyor. Tane hâlâ su içeriyorsa renk açık oluyor. Sıcaklık 240,6 dereceye geldiğinde tamamen koyu renk oluşuyor ve ağırlık kaybı meydana geliyor.
— 800 farklı aroma
Kahve kavrulurken tıpkı mısır patlatırken olduğu gibi ‘çıtlama’ (crack) adı verilen sesler çıkardığını biliyor muydunuz? Kavurma aşamasında kahve kademeli olarak iki farklı çıtlama sürecinden geçiyor. Farklı sıcaklıklarda gerçekleşen bu çıtlamaların, kahvenin kavrulma tipini belirlemek için takip edilmeleri gerekli. Yaklaşık 196 derecede yeşil kahve taneleri çıtlama sesi çıkartıyor. ‘İlk çıtlama’ adı verilen bu aşama kahvenin hafif kavrulmasının başlangıcı. İlk çıtlama ile kahvenin nemi büyük oranda buharlaşıyor ve çekirdekleri büyüyor. Kahve 224 dereceye ulaşınca ‘ikinci çıtlama’ seslerini çıkarması ile kahve çekirdekleri çökmeye başlıyor. Ama buraya dikkat! Bu aşamadan sonra kavrulmaya devam edilmesi halinde kahve kömürleşir ve sonunda kül olabilir.
“Oh, mis gibi kahve koktu” deriz ya hani! Bakın bu nasıl oluyor… Kavrum sonrası kahvede 800’ün üstünde aromatik madde oluştuğu tespit edilmiş. Uçucu aromalar burun ve ağzımızda bulunan iki ayrı mekanizma ile algılanıyor. Kokladığınızda burnumuzdan koku soğancığına ulaşıyor, içtiğimizde ağzımızda dağılan kokular genzimize doğru ilerliyor ve burun kanalına geçerek yine koku soğancığında algılanıyor. Olfaktör sistemi denilen bu sistem sayesinde 800’ün üstündeki kahve koku bileşenini algılayarak kahvenin tadını çıkarabiliyoruz.
Kahve, fincanla buluşuna kadar upuzun bir yolculuktan geçiyor.
Kahve, fincanla buluşuna kadar upuzun bir yolculuktan geçiyor.
— Kahve fincanla buluşuyor
Yavaş yavaş kahvenin bu uzun yolculuğunun sonuna geliyoruz. Sıra geldi öğütme işleminin ardından kahveyle buluşmaya…
Kavrulan yeşil çekirdekler hemen tüketilmeyecekse vakum paketlerde saklanıyor. Kavrulduktan sonra tüketilecek kahve çekirdekleriyse öğütülerek içime hazır hale getiriliyor.
Her demleme metoduna göre farklı öğütme boyutları var. Kalın, orta, ince ve çok ince olmak üzere belirlenen bu boyut farklılıkları, kahvenin lezzetini önemli ölçüde etkiliyor. Örneğin Türk kahvesi hazırlamak için çekirdek öğütme boyutunun 75-125 (bazen 200) mikron olması gerektiği belirtiliyor. Eğer bu boyut yakalanamazsa, kahve köpüksüz oluyor ve fincanda aşırı tortu meydana geliyor. Bu durum kahvenin hem çabuk soğumasına hem de damakta bırakacağı lezzet, aroma kaybı ve dengesizliğe neden oluyor. Lezzetli bir Türk kahvesi için kaliteli bir çekirdek, doğru bir kavurma ve ardından öğütme boyu sağlanmalı. Sonrasında iş lezzeti verecek kişinin maharetine kalmış… Bol köpüklü ve lezzetli bir Türk kahvesi içmek için demleme yöntemlerini iyi bilmek gerekiyor. Bol köpüklü Türk kahvesi, filtre kahve, Americano, espresso… Hangisini seviyorsanız o olsun… Kahveden bu kadar bahsettikten sonra sanırım artık herkes bir fincan kahveyi hak ediyor…

AROMALI KAHVELER






KARAMELLİ

FINDIKLI

VANİLYALI

ÇİKOLATALI

ÇİKOLATALI FRAMBUAZLI

İRİSH CREAM AROMALI KAHVE

HAZELNUT AROMALI KAHVE

MUZLU

FISTIKLI

KARPUZLU

KAVUNLU

DAĞÇİLEKLİ

BÖĞÜRTLENLİ

DAMLA SÜTLÜ

ÇİLEKLİ

NANELİ

KAKULELİ

KARADUTLU

ACI BADEMLİ

TARÇINLI

NARLI

HİNDİSTAN CEVİZLİ

CEVİZLİ

AHUDUDULU

DAMLA SAKIZLI

YABAN MERSİNİ

PORTAKALLI

BERGAMOTLU

VİŞNELİ

GÜLLÜ

KAYISILI

KEÇİBOYNUZLU

İSVİÇRE ÇİKOLATALI

YEŞİLÇAYLI

YASEMİNLİ

ŞEFTALİLİ

ANANASLI

BALLI

ANASONLU

BÖĞÜRTLENLİ

KİVİ

MANGO

YEŞİLELMA

ROM

ŞAM FISTIĞI

TEREYAĞLI
tibet'te, nepal'de yaygın bir kahve türü.
refakat ve karakol filotillası komodorluğu, refakat ve karakol gemileri grup komutanlığı çatısı altında (emir çakabey askeri limanı) santral operatörü olarak vatani görevimi ifa ederken, uzun kış gecelerinde santal dairesinde tafics konsolu başında tuttuğum nöbetlerimde uyanık ve dinç kalabilmek adına tükettiğim bol miktarda kahveyi toz krema ya da uzun ömürlü süt bulamadığım zamanlarda kahvaltıda gelen (ve genel olarak pek tüketilmediği için yemekhanenin bir köşesinde istiflenen) ufak tereyağları ile aromalandırırdım.

şimdi bu başlık vesilesiyle anımsadım da, aslında epeyce de güzel oluyordu yahu. kahveyi uzun ömürlü süt ve benzerleriyle aromalandırmaktan ziyade, su yerine kaynatılmış sokak sütü ile su kullanmadan yapılan kahveye en yakın tadı yakalayabileceğiniz yegane karışım bu şekilde elde ediliyor.

evde mocha pot la filtre kahve yapanlar için sütü ısıtırken (bir fincan kahve için yarım fincan süt) içine yarım çay kaşığı tereyağ koymaları ile müthiş sonuçlar alabilecekleri kahve türü
french press için de geçerli

Dave aspey’in yarattığı bulletproof markası, bu çeşidi üretirken tibet’ten ilham almış. kremalı bir dokuya sahip muhteşem bir fincan kahvenin beyin iyileştiren ve kanserle mücadele eden faydalarını öğrenince aspen, bu içeceği herkesle paylaşmak istediğini fark etmiş.

mrc yağıyla harmanlanan kahve çekirdekleri ve doğal otlarla beslenen ineklerin sütünden elde edilen tereyağının birleşimi konsantrasyonu arttırırken, uzun süre tok kalmanızı sağlıyor. hatta bazı çalışmalar bulletproof tereyağlı kahvenin kilo vermeye yardımcı olduğunu bile gösterdi.


KAYMAKLI

KESTANELİ

KİRAZLI

ELMA ŞEKERİ AROMALI

KARANFİLLİ

ÇÖREKOTLU












UÇALIM
SARIMSAKLI ÇİKOLATLI
https://blog.khymos.org/2007/04/22/coffee-espuma-with-garlic-and-chocolate-tgrwt-1/
KARABİBERLİ
Fas usulü kahve
YUMURTALI
Vietnam, Norveç, İsveç ve Macar usulü en bilinenleri
ilk duyduğumda beni şok eden ancak tadınca müptelası olduğum kahve..norveç usulünde sade bir kahve iken vietnam usulünde yoğun kremalı içiliyor. hatta vietnam usulü için mozaik pasta harcının kahve ile iyice çırpılmış hali diyebilirim.




SÜTLÜ

SODALI

birkac kahve adi vererek orneklemek gerekirse:

kahve ------------------- lezzet ---------aroma ---------- son tat

authentic mocha java -----> sert --------> findikli ---------> surupsal
blue mountain -------------> tatli --------> baharatli -------> kalici
coral mountain ------------> tatli --------> ciceksi ----------> saf
ethiopian ------------------> limoni ------> floral -----------> sade
french roast ---------------> dumanli ----> cikolatali -------> buruk
hawaiian kona ------------> kremali -----> zengin -----------> saf
kenya aa ------------------> sarapsi -----> dumanli --------> kalici
la mariposa ---------------> kremali -----> floral, bal ------> orta
la sirena oaxaca ----------> tatli ---------> hafif findikli ---> olgun
sedoso de colombia -------> turuncgil ---> zengin --------> kalici
sumatra american roast ---> topraksi ---> tatli -----------> kalici



Bir fincan kahve çok soğuk bir günde, sıkıntılı ya da keyifli bir anda, dostlarla sohbette, uzun gecelerde kısaca her ortamda, her zamanda bize eşlik eder. Baş döndürücü kokusuna karşı koymak imkânsızdır onun. Geleneksel Türk kahvesi, bol köpüklü capuccino, çok sert bir esspreso ya da yüzlerce aromalı kahve; hepsi de mutlu etmek, uyandırmak, yatıştırmak yani her şekilde bize eşlik etmek için çok uzaklardan gelip fincanlarımıza giriveriyorlar.
Araştırmalara göre bugün Amerika nüfusunun yüzde 90‘ı, Almanya‘nın yüzde 77‘si, İtalya‘nın 75‘i ve Fransızlar‘ın yüzde 65‘i sürekli kahve içiyor. Türkiye‘de ise bu oran hazır kahveler dahil yüzde 10 oranında olmasına rağmen gün geçtikçe artıyor.
Türkiye‘de kahve kültürü artık yalnızca, bol köpüklü Türk kahvesinden ya da sıcak suyun içine bir kaşık atılan çabuk kahvelerden ibaret değil. Aromalısı, Amerikalısı, Endonezyalısı, Afrikalısı, kafeinsizi, serti... Bu kahvelerin hepsi artık hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline geldi.
Kahve makineleri, özellikleri ve fiyatları








  • Siemens metal kahve makinesi Sekiz fincan kapasiteli.
    Fiyatı: 108 milyon 500 bin lira.
  • Siemens kahve ve espresso makinesi Sekiz fincan kapasiteli, 1 - 2 fincan espresso seçeneği var
    Fiyatı: 135 milyon 800 bin lira.
  • Siemens mavi kahve makinesi Sekiz fincan kapasiteli
    Fiyatı: 32 milyon 200 bin lira.
  • Philips Cucina kahve makinesi 10 - 15 fincan kahve kapasiteli.
    Fiyatı: 35 milyon 500 bin lira.
  • Tefal Cafe City kahve makinesi 10 fincan kahve hazırlama kapasitesine sahip
    Fiyatı: 33 milyon 300 bin lira.
  • Rowenta Milano termoslu kahve makinesi10 - 15 fincan kahve hazırlama kapasitesine sahip.
    Fiyatı: 41 milyon 250 bin lira.
  • Bodum Santos kahve makinesi
    Fiyatı: 32 milyon 200 bin lira
  • Bodum French Press‘ler
    Fiyatı: 7 milyon 300 bin lira‘dan başlıyor
  • Bodum iki kişilik mini espresso makinesi
    Fiyatı: 29 milyon 800 bin lira
  • Bodum araba için French Press (termoslu)
    Fiyatı: 8 milyon 500 bin lira
    Kahveciler
    Manhattan Gourmet Coffee: Aromalı kahve ile Amerika, Endonezya ve Afrika‘dan gelen çeşitli kahvelerin yanı sıra espresso, kafeinsiz ve filtre kahveler var. Aromalı kahvelerin 125 gram fiyatı 2 milyon 900 bin, diğerleri ise 2 milyon 750 bin ile 3 milyon 500 bin lira arasında. Adres: Bağdat Cad. Kazım Kulan Çarşısı No: 399/55, Şaşkınbakkal/İST Tel: (0216)3856653
    John‘s Coffee World: Aromalı kahveler 3 milyon 500 bin lira, Afrika, Amerika, Endonezya, özel harman ve koyu kavurmalardan birçok çeşit kahve de var. Fiyatları 3 milyon 750 bin ile 5 milyon 250 bin lira arasında. Adres: Şakayık Sok. No:45/1-1 Nişantaşı Tel:( 0212)2338294
    Bodum: Bodum‘da 7 gramlık kapsül Mocca 172.5 bin, Don Marca, kafeinsiz Mocca, Inde, Brezilya, Kolombiya, Etiyopya ve Kostarika kahvelerinin 7 gram kapsülleri 246 bin, 60 gram aromalı çekilmişler 1 milyon 850 bin, 500 gram çekirdek aromalı kahveler 9 milyon, 250 gram Inde, Kostarika, Kolombiya, Kenya AA çekirdek kahveler ise 4 milyon 100 bin lira. Adres: İst. Şaşkınbakkal Bağdat Caddesi ve Çiftehavuzlar, Nişantaşı ve Akmerkez, İzmir Alsancak, Bursa Asmerkez. Tel: (0216)3574207
    Farklı kahve lezzetleri
  • Kenya AA Limited (Afrika): Frambuaz aromalı.
  • Tanzanian Peaberry (Afrika): Keskin bir tadı var. Tek çekirdek olduğu için tadı damakta daha uzun kalır.
  • Yemen Mocha Mattari (Afrika): Çikolatalı, keskin.
  • Colombian Supremo (Amerika): Tadı kuvvetli, zengin aromaya sahip.
  • Guetamalan Finca Dos Marias (Amerikalı): Tatlı kremalı bir aromaya sahip.
  • Costa Rica la Minita Tarazu (Amerika): Yumuşak ve zengin aromalı. Asitli bir tadı var.
  • Mexican Stewardship (Amerika): Yumuşak ve tatlı bir tadı var.
  • Estata Java (Endonezya): Tatlı ve yumuşak.
  • Sumatran Mandheling (Endonezya): Endonezya klasiği. Oldukça yoğun ve sert.
    Avrupa kahveyi Türkler‘den öğrendi
    Kahvenin öyküsü 10‘uncu yüzyıla, Etiyopya‘ya dayanıyor. Kahvenin uyarıcı etkisinin anlaşılmasıyla Arap tüccarlar kahveyi Etiyopya‘dan Yemen‘e getirmişler. Ticaret için kahve yetiştirme olayı ise ilk olarak Yemen‘de gelişmiş. Zaman içinde Arap Yarımadası‘na yayılan kahveyi Türklere Yemen‘liler Avrupa’ya ise Kanuni Sultan Süleyman döneminde Venedikliler tanıtmış.
    Aromalı Kahveler
  • French Vanilla: Koyu kavrulmuş, vanilya aromalı
  • Irish Cream: Bailey‘s likörünün aromasını andırıyor
  • Rain Forest Nut: Karamel ve Brezilya fındıklarının kombinasyonu
  • Hazelnut: Orta Amerika kahve çekirdiklerinin, fındığın yağlı aromasıyla kombinasyonundan elde edilmiş
  • English Toffee Cream: Esmer şeker ile karamel aromasının kombinasyonundan elde edilmiş
  • Creme Brulee: Creme Brulee tatlısının lezzetini kahvede düşünün
  • Chocolate Truffle Cream: Eritilmiş çikolatalı bir lezzet
  • Swiss Chocolate Almond: İsviçre çikolatası ile badem aroması karışımı
  • Ameretto: Acıbadem likörü aroması
  • White Chocolate Mouse: Beyaz çikolata kreması aromalı
  • Jamaican Rum: Gemicilerin meşhur içkisi rom aramolı
  • Banana cream: Muz aromalı
  • Caramel Nut Fudge: Karamel ve fındık aromalı
  • Grand Marnier: Portakal likörlü














  • FĞAI

    ELAZIĞ ÇEDENE KAHVESİ


    Elazığ'da Çedene ;

    Türkiye genelinde Menengiç olarakta bilinen, sakız ağacı cinsinden yabani Antep Fıstığı ağacının meyvesine denir. Meyvesinin yanı sıra ağacıda Elazığ yöresinde Çedene Ağacı olarak isimlendirilir.

    Çedene ağaçları;

    Nisan ayında çiçek açar, Mayıs ayında salkım halinde yeşil renkli minik meyveler verir. Bu yeşil meyveler, Temmuz ayında kırmızı renge, Ağustos ayında mor renge döner, Eylül'de ise ördekbaşı yeşili rengini alır. Bu renk meyvenin olgunlaştığını ve toplama vaktinin geldiğini gösterir. Olgunlaşmış Çedeneler ağaçtan toplandıktan sonra bol suda yıkanır.Yıkanmış Çedeneler, bir bezin üzerine serilerek 5 - 10 gün kurumaya bırakılır.
    Kurutulmuş Çedenelerin içinden kırmızı renkli olanlar ayıklanarak atılır, yeşil renkli olanlar kahve yapımında kullanılmak üzere muhafaza edilir. Sonra bu Çedeneler, geleneksel usulde toprak güveç veya toprak kaplarda kavrulur, günümüzde ise teflon tavalarda kavrulur.
    Kavurma işlemi, kısık ateşte, yavaş yavaş ve devamlı karıştırılarak yapılır. Çedenelerin rengi koyulaşıp kendine has güzel bir kokusu çıkınca ocaktan alınarak geniş bir tepsiye ılıması İçin yayılır. Ilıyan Çedeneler dibekte dövülerek ezilir ve macun kıvamına getirilir.
    Çedene kahvesi taze olarak yapılır. Macun kıvamına gelen Çedene kahvesi, kavanozlara doldurularak daha sonra kahve yapımında kullanmak üzere saklanabilir.
    Çedene kahvesi yapımı; bir cezvede, bir fincan su, 2 tatlı kaşığı çedene kahvesi ve bir tatlı kaşığı toz şeker karıştırılır, bir iki taşım kaynatılır ve fincana doldurularak servis edilir, isteğe bağlı aynı ölçülerde su yerine süt kullanılarak da çedene kahvesi pişirilir.
    görünüş ve yapılış olarak türk kavesine benzeyen ama tadının daha farklı olduğu bi çeşit kahve. çok lezzetlidir ve kokusu çok güzeldir.
    elazığ'da çok tüketilir. yemeklerden sonra, "hanım bi kahve yap da içelim" den kasıt çedene kahvesidir.
    günümüzde üretilenleri pekmez kıvamındadır.
    eskiler ise çedene (menegiç) ağaçlarından topladıkları meyveleri kurutup ezip, kavurup toz kahve haline getirip öyle kullanırlarmış.
    ayrıca bu çedene (menegiç) ağagının meyvesinden yaşken yemek de çok zevklidir.ekşimtrak bi tadı vardır.

    latincesi; pistacia terebinthus (menengiç ağacı)

    elazığ'da kapalı çarşıda ve baharatçılarda ve de yerel marketlerde bolca görebileceğiniz bir ürün. doğunun diğer illerinde yaygın değildir. hatta adını bile duyan azdır. bir istisnası adıyaman olabilir. çünkü adıyamanlıların onu sahiplendiğini duydum. şifa kaynağı mıdır bilmem ama, acayip sıcak tutuyor. üşürken bir fincan içersiniz, bir sonra terlemeye başlayabilirsiniz.
    bazıları su ile yapar bunu ama sütlü olunca tadı daha güzel oluyor. 
    kahvenin yogunlugundan ve tadinin agir olmasindan dolayi icilirken farkedilmese de icerisinde az miktarda sut de bulunur.fincana bakildiginda sutun uzerinde yuzen kahve parcaciklari gorunur.tadi alisilmadik oldugu icin herkes rahatlikla icemez.nadir yerlerde bulunur..

    Türkiye’nin diğer yöresel kahveleri de en az Türk kahvesi kadar önemli olmaktadır. Bu tarz kahvelerin birçoğu ait olduğu yerde devamlı tüketilen yöresel kahvelerdendir. Bunlardan ilki çedene kahvesidir. Elazığ yöresinde ortaya çıkmış olan bu kahve genellikle oraya gidildiğinde ikram edilmektedir Fakat internet satışları sayesinde sütlü çedene kahvesi içmek için Elazığ’a gidilmesine gerek kalmamıştır. Artık her eve giren çedene kahvesi faydaları ve lezzeti ile ön plana çıkmaktadır.

    Sütlü çedene kahvesinin özellikleri nelerdir?

     Çedene bir fıstık türünün ezilmesi ile elde edilen kıvamlı bir macundur. Kahvesinin yapımında yalnızca çedene kullanılmaktadır. Sütlü çedene kahvesi içerinde kafein içerikli hiçbir ürün bulunmamaktadır.

    Sütlü çedene kahvesi nasıl pişirilir?
    Çedene kahvesi toz ya da macun şeklinde satılabilen özel bir kahvedir. Bu kahvenin yapımında su yerine süt kullanılması çok daha hafif ve yumuşak bir kahve elde edilmesine yardımcı olacaktır. Çedene kahvesi macun kıvamında ise 1 fincan süte yarım çay kaşığı kadar atılması yeterli olacaktır. Bunun sebebi kahvenin yoğun ve aromatik bir lezzeti oluşudur. Toz çedene kahvesinde ise klasik Türk kahvesi mantığında hareket edilmeli ve 1 fincan süte 1 tatlı kaşığı çedene kahvesi eklenmelidir. Kahve pişirilme aşamasında yoğun ısıya maruz kalmamalı ve kısık ateşte pişirilmelidir.

    Üzerinde oluşan köpük kaç adet kahve yapıldığına bağlı olarak fincanlara pay edilmelidir. Sütlü çedene kahvesi yapımı için alınacak çedene kahvesinin kaliteli olması kahvenin lezzetini pozitif anlamda etkileyecektir

    HELLİ KAHVE - KAKULELİ KAHVE




    Helli Kahve Antakya’nın en eski baharatçısı güvencesiyle üretilen siz değerli müşterilerimizle buluşuyor.  Sipariş verdiğiniz an özel olarak karıştırılıp özenle paketlenerek size gönderiliyor. Dünyanın en kaliteli helli kahve doğallığını ve tadını bozmadan harmanlayıp özel yöntemlerle kavurarak özel paketlerle sizlere hazır hale getiriyoruz. Türkiye’nin dört bir yanına istediğiniz miktarda kahvemizi ve diğer ürünlerimi göndermekteyiz. Kendine üzgü tadı, kokusu ve namıyla ülkemizde en çok tüketilen kahvemizi sizlere sunuyoruz. Farklı kahve tatmayı seviyorsanız helli kahveye bayılacaksınız.
    İçerisindekiler; Taze Çekilmiş Türk Kahvesi, Helli kahve
    Yapılışı;
    Cezve içerisine bir tatlı kaşığı türk kahvesini ve helli kahvesini ekleyerek karıştırın. Suyu ekleyerek biraz daha karıştırın ve üç dakika boyunca kısık ateşte ısıtın.  Bundan sonraki pişirme süresini Türk kahvesi gibi köpüğünü taşırmayacak biçimde kendiniz ayarlayın. Aynı şekilde Türk kahvesi gibi fincanlarda servis edebilirsiniz.

    HATAY KAHVESİ


    İki kez kavrulmuş kahve çekirdeği kullanılarak hazırlanan Hatay kahvesi, bizim bildiğimiz kahvelere oranla hem koku hem aroma olarak çok daha sert. Yanında kendi gibi çifte kavrulmuş bir lokumla sunulduğunda ise tadına doyum olmuyor.

    Türkiye’de olduğu gibi kahve sevdası Hatay’da da yaygındır. Antakya’da özellikle çifte kavrulmuş koyu kahve içilir. Antakya’lılar özellikle misafir geldiğinde koyu Antakya kahvesi ikram edilir. Kahve ikramında genelde tatlı bir veya birkaç ürün ikram edilir. İkram olarak bitter çikolata, lokum, hurma veya minik kurabiye ikram edilir. Özel misafirlere de kahvenin yanında ceviz reçeli sunulur. Bu kahveye ayrıca İskenderun kahvesi de denilmektedir. 

    Antakya Kahvesi Nasıl Yapılır?

    Her zaman en iyi ve en lezzetli kahveyi içmek için iki şeye ihtiyacınız var; bakır cezve ve kaliteli kahve. Bakır cezvede ağır ağır pişen Antakya kahvesi daha lezzetli ve köpüklü değil, kaynamış tercih edilir. Bakır cezveye sunum yapılacak porsiyon miktarı kadar yani kişi başı 1 tatlı kaşığı dolusu tepeleme Antakya kahvesi koyulur, kişi sayısı kadar fincan dolusu su ilave edilir. Suyu ilave ettikten sonra hiç karıştırmayın. Kahvenin kendi kendine su ile karışmasına bırakın. 2 kişilik kahve için ortalama 7 dakika yeterlidir. Son 1 dakikada kahveyi karıştırabilirsiniz. Hafif kaynayıp köpürdükten sonra ocaktan alıp kahve fincanlarına doldurup çilokalata, lokum veya istediğiniz başka bir tatlı ile sunum yapabilirsiniz. Afiyet olsun.

    Antakya Kahvesi Nasıl Saklanır?

    Antakya kahvesi siparişiniz miktarınıza göre anında çekilip, kokusu ve aromasını koruması içim anında hava ile teması kesilip kargolanır. Kahve paketinizi teslim aldıktan sonra haftalık kullanacağınız miktar kadar cam kavanoza doldurup buzdolabında saklayabilirsiniz. Diğer kalan kahveyi buzdolabın poşetinde veya size gönderdiğimiz vakum ambalajında sıkıcı kapatıp derin dondurucuda saklayabilirsiniz. Derin dondurucuda saklanan kahve aromasını daha iyi muhafaza eder. Afiyet olsun.

    İskenderun Kahvesi Nasıl Yapılır

    Yine aynı şekilde pişirme yöntemi ile pişirilir. Antakya kahvesinin diğer adı da İskenderun türk kahvesi ve Hatay kahvesi'dir. 

    SÜVARİ KAHVESİ


    Egelilerin Süvari olarak adlandırdığı kahve, klasik Türk kahvesiyle aynı şekilde yapılıyor. Ancak genellikle sade olarak tercih edilen kahve, hazırlandıktan sonra ince belli çay bardağında sunulmasıyla farkını ortaya koyuyor. Kahvenin bir başka farkı ise Türk kahvesinden çok daha az köpüklü olması.
    süvari kahvesi ya da bir diğer adıyla tarz-ı hususi (tarsusi), sunum tarzıyla dikkati çeken değişik bir türk kahvesidir.. ege'de süvari kahvesi, akdeniz'de de tarz-ı hususi yani kısaca tarsusi olarak bilinen kahve içilir. osmanlı döneminde böyle bir sunum olduğu ve bu sunuma kişiye özel anlamına gelen "tarz-ı hususi’’ adını verdikleri söyleniyor. süvari kahvesinin pişirilmesi diğer bildiğimiz klasik türk kahvesinden farklı değildir. kahvenin özelliği, kahvenin klasik porselen kahve fincanı yerine ince belli çay bardağında servis edilmesidir.
    ayrıca, süvari'de normal türk kahvesine kıyasla çok daha az köpük olur. genellikle sade ve şekersiz olarak hazırlanır. denilenlere göre, ege de efeler nargilenin yanında mutlaka sade süvari kahvesi içerlermiş. tütün ve kahve ayrı bir keyif verdiği için ve nargile 2-3 saat gibi uzun sürede içildiğinden fincanda gelen kahve çabuk bitermiş. bundan dolayı bardakta ve efenin nargile keyfinin son deminde getirilirmiş

    KUM KAHVESİ




    KUMDA KAHVE
    Bizlerle bu kadar özdeşleşmiş, bu milli içeceğimizin bizlere has pişirilmesine en uygun ürünü sizlere sunmak istedik. 
    Osmanlıdan bugüne kadar kahve birçok şekilde pişirilmiştir.
    Ancak odun ateşi közünde veya küle gömülmek suretiyle yapılan kahvenin tadını hiç birşey tutmaz. 
    Bugünün şartlarında o ortamları bulup her yerde odun ateşi yakma imkanı da olmadığından bu keyiften insanlarımız mahrum kalmışlardı.istedik ki, bu geleneksel keyfimizi daha pratik ve kullanışlı bir hale getirerek halkımızın beğenisine sunalım.




    NEDEN KUMDA KAHVE •
    Sabit ısıda, bol köpüklü Türk damak tadına uygun Türk Kahvesi pişirmek için,
    • Kuma gömülen cezve ısıyı her tarafından eşit olarak alır. Böylece kahve doygun ve dengeli pişer.
    • Aynı anda birden çok cezve ile çoklu kahve pişirme imkanı.
    • Müşterileriniz müptelası olacak, ve kahve satış kapasitenizi artırmak için,

    İYİ BOL KÖPÜKLÜ TÜRK KAHVESİ İÇİN NELERE DİKKAT ETMELİ.
    1. Öncelikle kahve pişirilecek suyun kireçsiz ve klorsuz olması gerekir. Mutlaka temiz ve soğuk içme suyu kullanın. Musluk suyu kullanırsanız, bu sudaki klor kahvenizin tadını bozacaktır.
    2. Kahvenin taze olması. Taze olmayan kahve köpük yapmaz. Kahve alırken rutubetli bir kaşık kullanmayın. Kahve kutunuzun ağzını sıkıca kapatın. Uzun süre beklemiş kahve kullanmayın.
    3. Kahvenizi temiz bir cezvede pişirin. Deterjan kalıntılarının iyice temizlendiğinden emin olun. Kullandığınız deterjanlar kokusuz olursa çok daha iyi sonuç alırsınız.
    4. Kahveniz kabarmaya başladığında cezveyi kumun içinden çekiniz. Kumun üzerinde yavaşça pişerken köpüklerini fincana aktarınız.
    Türk ve dünya kahvelerini tadabileceğiniz, geleneklerimize göre kumda Türk Kahvesi içip hoş sohbetler yaparak günün stresini dostlarınızla birlikte atabileceğiniz Kahveci Güzeli şubeleriyle hizmetinizdedir.